Altyazı – Fırat Yücel

Uvertür’ün merkezinde, etrafındaki insanların her şeye ikna edilebileceğini düşündüğü, yufka yürekli genç bir mümessil var. Film, bu kendi halinde adamın üzerindeki hayat yükünü adım adım anlatmaya gayret ediyor. Her denileni yapan, getir götür işlerine bakan, her ortama uyum sağlayan, başkalarını kırmaktan delice korkan bir adamın patlama noktasına gelişi, gerek işyeri gerekse ev içi güç mücadeleleri üzerinden peyderpey işleniyor. Bu itinayla örülen süreç, karakterin annesinin bakımına yardım eden kadına çektiği azarla doyum noktasına ulaşıyor. Ki burada da isabetli bir yönetmenlik tercihiyle, söz konusu azar/yakınma karışımı konuşma sanki dünya âleme karşı yapılıyormuş hissi veren bir monolog sahnesi yaratılmış. Bu mizansenle karakterin asıl derdinin, günlük koşuşturmacayla değil, içerdeki odada bitkisel hayatta yatan annesiyle ilişkili olduğu güçlü bir biçimde hissettiriliyor. Nihayetinde Uvertür, herkesin derdini sırtlanan bir adamın ‘anneyi öldürmek’ kadar büyük bir sorunla karşı karşıya kalmasının filmi.

http://www.altyazi.net/yazilar/altin-portakalin-ardindan-curete-saygi-kisa-film-ve-uvertur/


Ekşi Sinema – Kaan Karsan

Uvertür ise festival filmleri dahilindeki en ‘parlak’ fikirlerden birkaçını izleyicine sunuyordu. Küçük şeylere takılan ve büyük travmalarla boğuşan bir karakterin özbeöz öyküsünü, oldukça iyi ‘yazılmış’ sahnelerle takdim ediyordu. Filmin başkarakteri ‘Atıf Bey’, tüm mesafesine rağmen bir duygudaşlık köprüsü kurmayı başarıyordu. Uvertür’ün özellikle finale doğru karşımıza çıkan iki uzun diyalog sekansı gerçekten görülmeye değerdi. Filmin en büyük problemi ise, işi ‘sinema’ seviyesine taşıyamayan teknik sıkıntılarıydı. Filmin hem işitsel hem de görsel tarafında ‘uzun metraj’ ciddiyetine eklemlenemeyen bir şeyler vardı. Lakin tekrarlayalım, Uvertür, büyük bir ihtimalle iyi işler yapacak olan; zeki olduğunu görünür kılan bir yönetmenin ilk filmiydi. Oyunculuk performansları da, jüri tarafından görülmeseler de, konuşulmayı hak ediyorlardı. Filmin yaşadığı sıkıntılar ise –senaryodaki birkaç manevrayı dışarıda tutarsak- neredeyse tamamen maddiydi.

http://eksisinema.com/50-altin-portakalin-ardindan/


Sanatlog – Serkan Fırtına

Filmde dramatik mantığın neden-sonuç ilişkisi üzerinden ilerleyen yapısı, hep dramatik olanın peşinde ilerlemektedir. Atıf’ın kendisiyle, annesiyle, bakıcıyla, kardeşleriyle, patronuyla olan ilişkisi hep bu düzlemde, ilginç ve inandırıcı bir boyutta ilerlemektedir. Tutarsız ve anlamsız bir ilişkiler düzeni görülmemektedir. Aynı zamanda merak ögesini diri tuttuğu için seyirciyi sıkmamaktadır. Dramatik yapının olmazsa olmazı olan “çatışma” filmde asal karakter Atıf’ın kendisiyle olan çatışması, diğer insanlarla olan çatışması ve sistemle olan çatışması şeklinde üç boyutlu olarak yapılandırılmıştır.

http://www.sanatlog.com/sanat/yedinci-sanata-selam-cakan-bir-film-uvertur/